"SEN DEĞİŞİRSEN, DÜNYAN DEĞİŞİR..."

25 Ağustos 2013 Pazar

Dünya'yı Değiştirmek İstiyorsan; Bir Kadını Sev... Gerçekten SEV...

Eğer dünya'yı değiştirmek istiyorsan;  

Bir Kadını SEV, 

Kendinin ötesinde SEV…

Senin ruhunu çağıran bir kadın bul, seni idare eden değil…

Kontrol listeni bir kenara at, kulağını kalbine koy ve onu dinle…

Yaşayan her varlığın adını, dualarını, şarkılarını duy…

Her kanat çırpanın, telaş içinde yüzenlerin, yeraltındakilerin, su altındakilerin, her yeşilin, çiçek açanın, henüz doğmamış olanın…

Ölmekte olanın…

Onların onlara hayat veren Bir’e hüzünlü övgülerini işit…

Eğer adını henüz duymadıysan, yeterince dinlememişsin demektir…

Eğer hala gözlerinde yaşlar yoksa, eğer hala onun ayaklarına eğilmemişsin, neredeyse onu kaybetmişsin demektir…

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan;  Bir Kadını SEV, kendinin ötesinde SEV…

Arzunun ve mantığın ötesinde.. Senin gençlik, güzellik, ve çeşitlilik gibi bütün yapay özgürlük gündemlerinin ötesinde sev…

Bize çok sayıda seçenek verildi…

Ama biz, bir Ruhun ateşinin ortasında durup, oradan ışıyan gerçek özgürlükte aşka direnmeyi yakıp kül etmeyi unuttuk…

Bir tane Tanrıça var…

Ona bak, onu gör…

Bak bakalım o mu baltayı başına vuracak olan...

Eğer değilse yürü, hemen…

Boşa zaman harcama…

Bil ki kararının onunla bir ilgisi yok...

Çünkü nihai olarak kim olduğu ile değil, ne zaman teslimiyeti seçeceğimizle ilgili...


Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, Bir Kadını SEV…

Onu ölüm korkusunun ötesinde sev…

Onu içindeki anne tarafından manipüle edilme korkunun ötesinde sev…

Ona onun için öleceğini söyle…

Onunla birlikte yaşayabileceğini söyle...

Onunla birlikte ağaçlar dik ve onların büyümesini seyret...

Onun incinebilir güzelliğinde, onun ne kadar güzel olduğunu söyle ve onun kahramanı ol...

Ona hatırlat, o senin adanman ve hayranlığınla O SENİN TANRIÇAN...

Dünyayı değiştirmek istiyorsan, Bir Kadını SEV...

Bütün yüzleriyle, bütün mevsimlerde…

O seni şifalandıracak, senin şizofrenini…

İkili zihnini, yarım kalbini…

O şizofreni ki senin ruhunla bedenini ayırır…

Seni daima dışarıya bakar kılar, kendinden başka bir şeyi aramak için…

Böylelikle yaşamı değerli kılmak için…

Her zaman bir başka kadın olacak…

Sonunda o parlak olan da eski mat olana dönüşecek…

Ve sen yeniden huzursuz olacaksın…

Erkeğin daha çok seçime ihtiyacı yok…

Erkeğin ihtiyacı dişil, sabırlı, şefkatli, bir yerde nefes alan, köklere inen, birlikte yeryüzünü sarabileceğiniz kadar kuvvetli…



Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, Bir Kadını SEV…

Yalnızca bir kadını…


O kutsal bir kase gibi, sev ve koru onu…

Bütün insanlık için, duyduğu terk edilme korkularını sev…

Onun yaraları sadece onun yaraları değil,

Onun bağımlılığı zayıflık değil…

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, Bir Kadını SEV…

O sana inanana kadar sev...

O zaman içgüdüleri, sanatı, sesi, vizyonları, tutkusu, vahşiliği ona tekrar döner…

O aşkın gücüdür…

Bütün politik, medya şeytanlarının yok etmeye ve değerini düşürmeye çalıştığı aşkın gücüne sahiptir…

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan;

Davalarını, silahlarını, iç savaşını bırak, öfkenden vazgeç, büyüklük sevdalarını aydınlanman için bırak…


Kutsal KADIN senin önünde duruyor…

Eğer onu kollarına alırsan, bu yakınlıktan daha ötesini aramaktan vazgeç...

Ya huzur ve barış denilen şey, bir kadının kalbiyle beraber tekrar hatırlanması gereken unutulmuş bir rüya ise..?

Dünyayı değiştirmek istiyorsan, Bir Kadını SEV…

Gölgelerinin en derinliklerine kadar…

Varlığının en yüksek noktalarına kadar…

Onunla ilk karşılaştığın bahçeye git…

Gökkuşağı ülkesinin kapısına…

Birlikte tek bir ışık gibi yürüyerek…

Dönüşü olmayan noktaya…

YENİ BİR YERYÜZÜNÜN BAŞLANGICINA VE SONUNA KADAR………..

“Alıntı”

0 yorum :

Yorum Gönder

 
BlogOkulu Gadgets